Yok artık daha neler :o
tamam ben arada saçmalıyorum ama ahaha buna çok güldüm ya :D
“sarılmanın milyonlarca çeşidi vardır.”
aşkla sarılırsın bazen, sevgiyle sarılırsın.
şefkatle sarılırsın, sarıldığın insanı yatıştırmak için sarılırsın.
özlemle sarılırsın bazen, arzu ile, tutku ile sarılırsın.
“sarılmak” eylemini tek başına açıklayamam belki. ama “sana sarılmanın güzelliğini” en iyi ben anlatabilirim.
böyle özlem dolu olanından. kocaman böyle. sımsıkı. aşkla. şefkatle. saatlerce, günlerce, aylarca sana sarılmanın hayaliyle sarılırım sana. tüm üzüntümü, mutsuzluklarımı, hayal kırıklıklarımı kollarında unuturum.
”sana sarılmak istiyorum.”
sımsıkı.
kemiklerini kıracak kadar.
sıkı.
(Kaynak: kizsozu)
Öptü beni : «— Bunlar, kâinat gibi gerçek dudaklardır,» — dedi.
«Bu ıtır senin icâdın değil, saçlarımdan uçan bahardır,» — dedi.
«İster gökyüzünde seyret, ister gözlerimde :
«körler onları görmese de, yıldızlar vardır,» — dedi…
Bu arada; hiç başımızdan eksik olmayan gökyüzüne, günün karanlık saatlerine, ara sıra kopsa da fırtınalara, bir gün boğulacağımız denizlere, eski günlere, neler olacağını bilmesek de geleceğe, kötülüklerle dolu olsa bile tarihe, tarihin akışını düze çıkarmaya çalışan tüm güzel yüzlü çocuklara, Donkişotlar ‘a, ateş hırsızlarına, Ernesto “Çe” Guevara’ya, yollara-yolculuklara, sevgililere, sevişmelere, sadece düşleyebildiğimiz olamamazlıklara, üşürken ısınmalara, her şeyden sıcak annelere, babalara ve tadını bütün bunlardan alan şarkılara kendi sıcaklığımızı gönderiyoruz. Kötü şeyler gördük. Savaşlar, katliamlar, ölen-öldürülen çocuklar gördük. Kendi dilini, kendi kültürünü, kendisini kaybeden insanlar, topluluklar gördük. Yanan köyler, kentler, ormanlar, hayvanlar gördük. Yoksul insanlar, ağlayan anneler, babalar, her gün bile bile sokaklarda ölüme koşan tinerci çocuklar gördük. Biz de öldük. Ama her şeye rağmen bu yeryüzünde şarkılar söyledik. Teşekkürler dünya.
Günleri değil, saatleri sayıyorum ve zamanla nasıl kavgalar ediyorum ensendeki uçurum kokunu bir an önce son nefesimmiş gibi ciğerime çekebilmek için,
Dudaklarınla kutsanmış o tek dal sigaranın dumanını arıyorum saçlarımda..
Bilmezsin.
Fincandaki çay bile özledi seni. O bile kızdı bana..
Sen dokunmayalı buz kesmiş dudaklarımla soğuttum diye..
Bazen rutin şeylerden uzaklaşmak gerekir ama bu ‘insanın kendi evi gibisi’ olmadığı gercegini degistirmez :)
Evim evim güzel evim^.^
Üç günün yorgunluğu ve uykusuzluğuna rağmen öyle güzel anılarım oldu ki, onları düşledikçe ‘iyi ki’ diyorum..
Kısa bir aradan sonra tekrar merhaba tumblr :)
(Kaynak: gmorpheus)
- Dostoyevski